İşaretli yazıyı okutmak için tıklayın. Günaydınmilas.com GSpeech
MILAS
marketlerlogo2.png

twt-btn.pngfb-btn.png

videoana_246a7.png

giydirme1.gif

 

giydirmealt.gif

giydirmealt-2.gif

 
 
 
 
 
 

paylas2_0ca43.png
 
Duyarlılığını Göster Haberi Sen de Paylaş

Hörgüçlerimiz var

(228 Duygu)
(166 Duygu)
(182 Duygu)
(173 Duygu)
(165 Duygu)
(151 Duygu)
(161 Duygu)
 

glten-imek-150x150.jpgÇok enteresan…
Hayat boyu öğrenim gibi bir olgudan bir çok kişinin haberi yok.
Evet, sürekli öğrenim içindeyim.
Gelişiyorum. Dönüşüyorum.
Öğreniyorum. Düşüncelerim mayalanıyor.
Ve yeni yeni fikirlerin doğmasına daha dahiyane öngörülerin çıkmasına vesile olmakta. Eğitimle birlikte kişisel gelişim de çok önemli. Bakıyorsun üniversite bitirmiş ama vizyon yok. Üslubu gelişmemiş. Biz girdiğimiz yerlerde önce kıyafetlerimizle karşılanırız sonrasında konuşmamız ve fikirlerimiz ile uğurlanırız. O yüzden eğitim ve eğitimin tetiklediği kişisel gelişimi çok önemli buluyorum. Bilgili olmak durumundayız
Bilgili ve gelişmiş birey, gelişen toplumu yaratır.
Bizler toplumun bireylerine rol model olmak zorundayız.
İnsanlık tarihine de baktığımızda insan önce kendisinin farkına varmış.
Fiziksel gelişimine paralel olarak düşünsel olarak da gelişmiştir.
İnsan her şeyden önce toplumsal ve bilinçli bir varlıktır. Düşünen bir canlıdır.
Düşünce geliştikçe süreç içinde özgürlük kavramıyla ilişkili bir konuma gelmiştir. Hepimiz biliyoruz ki yalnızca düşünmek yeterli değil, bunu ifade edilebilecek özgürlüğe de sahip olmak gerekir.
Özgürlük her alanda. Özgürlüğün de sınırları var tabiî ki de. Başkasının özgürlüğünü kısıtlayacaksa bizim özgürlüğümüz orada biter.
İnsan gelişmeli. Hatta insan geliştikçe doğaya olan saygısı artmakta ve doğaya karşı geliştirdiği kültürde zenginleşmekte.
Yani insan geliştikçe haklarını da geliştirmiş.
Yaşasın ‘gelişim’ demek lazım.
Eğitimlerim yazdıklarıma yansıyor.
İktisat eğitimi almasaydım, kendimle bütünleştirdiğim fikirlerim olmayacaktı.
Kafa yoruyorum. Ülkenin gidişatına odaklanıyorum. Elimde olmadan yaptığım bir duyarlılık. Kalkınmanın ve müesser medeniyetler düzeyinde olmanın önemini çok iyi biliyorum.
İyi bir gözlemciyim..
Ben de bir refleks gelişti, elime aldığım ve çok fazla dokunduğum ürünleri global dünyada hangi ülke üretmiş diye inceliyorum. Ne kadar istila altındayız. Kullandığımız taşıtımızdan tutunda, elimizdeki cep telefonuna kadar yabancı ürün kullanıyoruz.
Yabancı üretsin bize satsın. Kinayeli bir şekilde güzel diyeceğim.
Biz üretelim yabancıya satalım.
Marka değeri ürünler yaratalım. Bizim ülkenin güdük akıllı bir çok kadını kılık kıyafet için çuvallar dolusu para harcayarak marka değeri yaratılmış ve bu değeri satış fiyatına koyduğu ürünleri satın alıp getirerek ülkemizde bir birlerinin gözlerine sokmak için, çok özür dileyerek söylüyorum (Annemin tabiridir) sidik yarıştırıyorlar. Tüketme de aynen bu durumdayız.
Kısacası tüketimde sidik yarışındayız.
Tüketici bir toplum olduk. Tüketiyoruz evet bu arada benliğimiz de erozyonda. Temel değerlerimiz yok olmuş durumda. Tüketime teslim olmuş kurbağa durumundayız.
Hazır yiyici bir kuşak geliyor.
Sosyal yardımlarla devleti meme gibi emen bir parazit kitle oluşturuldu.
Köylüye sen toprağında üretmek zorundasın diyen yok. Toprağını ekmezsen sana bunun karşılığında aferin parası veriliyor.
Toprağın ve tarımın değeri anlatılmıyor.
Girişimcilik kutsanmıyor.
Toplumda bireylere, tüketiminde ne kadar lüks tüketirsen o kadar değerlisin anlayışı pompalandı ve pompalanmakta. Ne kadar lüks araban varsa o denli saygınsın algısı yüklendi.
Yetişmekte olan gençlere üretmenin ve alın terinin kutsallığı anlatılmıyor.
Ekonomimiz üretim olgusuna sağır ve dilsiz oldu.
Devlet de sağırlaştı.
Ne kadar güçlü demokrasi o kadar ekonomik istikrar denklemi unutuldu.
Düzelmesi gerekli devenin sırtındaki gibi hörgüçleri gibi hörgüçlerimiz var.
Hızla yapısal reformlarla bunların onarımı gerekli.
Yasama yürütme ve yargı erklerinin tam bağımsız olması.
Ve tam yol ileri derken;
Eğitimde bilimin egemen kılınması.
Ar-ge çalışmalarına önem verilmesi.
İleri teknoloji ürün üretimi yapılması.
Teşviklerin doğru kullanılması.
Tarımın yapısal reformla ayağa kaldırılması.
Üretimin arttırılarak cari açığın kapatılması.
Kadınlara istihdamda aktif katılım sağlanması.
Doğru dış Pazar hedeflerinin ortaya konulması gibi saymakla bitmeyecek durumlar.
Kısaca.
Gelişeceksek ve ülkede ekonomik istikrar olacaksa, demokrasiden ve üretimden geçecek.
Deveye sormuşlar.
Neren doğru? diye. Aynen öyleyiz…


Ekran Alıntısı.JPG


Ekran Alıntısı.JPG

radyo-1_2c406.jpgradyo-2_bc756.jpgradyo-3_4e6a6.jpg

 

MILAS

1-e1392026716167.png

2-e1392027888224.png

3-e1392027941568.png

haberihbargf.gif

reklamsabit-icasagi.gif

Milletin Ekmeğiyle oynuyorlar….
Düğüncüler dikkat…
Hayvansal üretim istatistikleri açıklandı…Milas Büyükbaş üretiminin yarısını elinde bulunduruyor…
Çukura düşen köpek kurtarıldı
İl genelinde 95 bin, Milas’ta 91 bin 600 metre
Bodrum Belediye Meclisi Ağustos Ayı Olağan Toplantısı Gerçekleşti
112 çalışanlarının izinleri iptal
Erol Kapiz Aday Olmayacağını Açıkladı

* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem kullanılacaktır.

ihbarhatti_bddec.jpg

İşaretli yazıyı okutmak için tıklayın. Günaydınmilas.com GSpeech