İşaretli yazıyı okutmak için tıklayın. Günaydınmilas.com GSpeech
MILAS

marketlerlogo2.png

icsayfa-statik-ustler-1.gif

anasayfadikeysagust-2.gif

videoana_246a7.png

giydirme1.gif

 

giydirmealt.gif

giydirmealt-2.gif

 
 
 
 
 
 

paylas2_0ca43.png
 
Duyarlılığını Göster Haberi Sen de Paylaş

Deli gece…

(86 Duygu)
(47 Duygu)
(46 Duygu)
(35 Duygu)
(36 Duygu)
(46 Duygu)
(35 Duygu)
 

Sema Develioğlu.jpgGecenin bir yarısı… Dışarda ağaçları tüm gücüyle sarsa sarsa esen fırtına… Soğuk değil ama… Tatlı sert türünden…

Ben her zaman olduğu gibi yine hayatın kısacıklığını ve o kısacıklığa sığdırmaya çalıştığımız onca anlamsız boş şeyi düşünüyorum, rüzgâr esip giderken odamın içinden. Düşüncelerim de rüzgâr gibi geçip gidiyor…
Küsüyor insanlar birbirlerine üzerinden yıllar geçmiş bir mesele yüzünden. Geçen denk geldim böyle iki komşuya. İkisini de tanımıyorum. Selam verdim doğal olarak. Bir diğerine anlattım. Şu kişiyle tanıştım köyünüzde diye… Biraz sıkılarak da olsa ben konuşmuyorum onlarla dedi. Neden dedim… Çok eski bir mesele dedi. Ben de her zamanki densizliğimle, gülerek ve biraz da dalga geçerek, o kadar uzun zaman olmuş ki, siz bile unutmuşsunuz sebebini dedim.
Yok, öyle sandığınız gibi sana ne demedi, kızmadı da niye soruyorum diye. Çünkü arkasından susmadım. Ona dayım ve babamın bir metre bile olmayan bir sınır meselesi yüzünden yıllarca sürdürdükleri saçma kavgayı anlattım.
Benim çocukluğumun en önemli olayıdır bu… Babam gider sınır çubuğunu bir metre aşağı dikerdi. Dayım gelir bir metre yukarı…
Bu böyle o kadar uzun zaman devam etti ki, sırf bu yüzden tüm aileler kavgaya girer, küserlerdi. Ama sonuçta kardeş ve kardeş çocukları idiler. Bir şekilde, bayramda seyranda barışırlardı.
Sonra ne mi oldu. Kardeşler yanlarında hiçbir şey alamadan devri diyar eylediler. Çocuklar terki şehir, torunlar başka başka ülkelere geçip gitti.
Şimdi oralarda kimsenin dönüp de yüzlerine bakmadığı, duymayan ya da hafif zihinsel gerilikleri olan ve benim samimiyetlerine her zaman hayran olduğum çocuk ve torunlar yaşamaya devam ediyor.
Zihnimde rüzgârla birlikte öyle çok düşünce dönüp dolaşıyor ki bunun gibi…
Sevmek diyorum mesela… Sevmek var iken, neden kavga ediyoruz. Neden birilerinin arkasından konuşuyor, sonra onları birileri ortaya çıkarıyor, ya da daha doğrusu kötü konuşanın kalbi de kötüleşiyor ve aslında kendi çirkinliğine kendi de şaşıp kalıyor…
Ve işin daha da tuhafı hep kendi kötülük kuyusuna düşüyor insan… Herkes hayatta hak ettiğini alıyor. Nasip ve kısmet dediğimiz, alın teri dediğimiz şey dönüp geliyor yine ve en güzeli de en olması gereken zamanda…
Yolun yarısını geçeli çok oldu Orhan Veli’nin dediği gibi. Ve geriye dönüp baktığımda Allah’ım diyorum sana şükürler olsun. Verdiğin her şeye… Şu hayat var ya diyorum bana verdiğin. Ona da şükürler olsun. Ve ben varken de yokken de buna şükrettim.
Şükrettim çünkü yokken bana güzel dostlar, arkadaşlar gönderdi. Varken benim kalbimi kötü duygularla doldurmadı.
Ben hayatımın on beş yılını verdiğim, çok ama çok zorlandığım, sınandığım, kendimle cebelleştiğim, kendim olduğum bir zamandan çıkmayı başardım. Ve tek duam vardı. Allah’ım sen kalbimi biliyorsun dedim.
Bugün o dönemin en önemli insanı yok artık. Ve kendimden çok onun eksik hayatını düşünür oldum. Kendi keşkelerimi annem öldüğünde öldürmüştüm. Ve bu nedenle keşkem yok. Ama onun çok vardı.
O diyorum mesela, keşke daha çok sevebilseydi. Keşke daha çok hoş görebilseydi, keşke daha çok anlayabilseydi, keşke daha çok merhamet edebilseydi, keşke nefret etmeseydi, keşke iyiniyetli olsaydı, keşke, keşke, keşke…
Hepimiz gideceğiz… Burası kesin… Nasıl gideceğimiz de önemli değil bence… Nasıl uğurlanacağımız, yolcu edileceğimiz önemli olan.
Vee inanın bu uğurlanmadan kastım da, etrafında sahip olduğu parayla bir kalabalık oluşturmuşların uğurlanışı değil.
Gerçekten insan, insan sevmiş, kalbe bakmış, kalpten bakmışların uğurlanışı...

sag-dik-2.gif
Ekran Alıntısı.JPG

radyo-1_2c406.jpgradyo-2_bc756.jpgradyo-3_4e6a6.jpg

 

MILAS

1-e1392026716167.png

2-e1392027888224.png

3-e1392027941568.png

haberihbargf.gif

reklamsabit-icasagi.gif

“Barış Saylak’ı AK Parti’ye CHP gönderdi”
Çoban, yeniden muhtarlığa talip
Yörüklerden kurumlara ziyaret…
Meslek Günleri’ne Albay Demiryakan konuk oldu
Ölümüyle Milaslıları üzdü
Türkiye’nin ilk Çocuk Pazarı Milas’ta kuruldu
Toprağı koru, iklimi koru!
Diyabete karşı pedalladılar

* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem kullanılacaktır.

ihbarhatti_bddec.jpg

İşaretli yazıyı okutmak için tıklayın. Günaydınmilas.com GSpeech