İşaretli yazıyı okutmak için tıklayın. Günaydınmilas.com GSpeech
MILAS
marketlerlogo2.png

twt-btn.pngfb-btn.png

videoana_246a7.png

giydirme1.gif

 

giydirmealt.gif

giydirmealt-2.gif

 
 
 
 
 
 

paylas2_0ca43.png
 
Duyarlılığını Göster Haberi Sen de Paylaş

Biri buna dur desin

 


Sema Develioğlu.jpgHayatın içine girdiğinizde yanı başınızdaki gerçek hikayeler kan donduruyor. Küçük hayat kafeslerimizin kapıları açıldığında uçacak yer bulamıyoruz artık hiçbir yerde.
Hapiste olduğumuz, bir zindan yaşadığımız gerçek.
Yemyeşil çimlere uzanıp güzel düşler kurduğumuz, bulutlara şekil verdiğimiz zamanlar yok artık.
Hiç kimsenin hayal bahçesi çimenliğe açılmıyor…
Herkes, hepimiz esiriz.
Bir canımız var diyebilenlere ne mutlu.
Ya canlarından bir parçanın da sorumluluğunu taşımaya çalışanlar ne yapacaklar?
Şu anda kaç anne evlat acısı yaşıyor dünya üzerinde…
Kaç anne evladını bilinmezliklerde arıyor, dünyanın her köşesinde…
O kadar uzağa gitmemize pek de gerek yok. Her köşe başında bu haberler çalınıyor kulaklarımıza.
*Kardeşine tecavüz etmiş bir genç, kız hamile…
*Evli adam sevgilisinin 12 yaşındaki kızına tecavüz etmiş, kızcağız korkusundan anlatamamış kimseye ve geçenlerde doğum yaptı.
*On yaşındaki küçük kız ortadan kayboldu ve yan komşunun evinde öldürülmüş halde cesedi bulundu.
*Beş yaşındaki çocuk komşu tarafından tecavüz edilmiş ve öldürülmüş halde çöp konteynerinde bulundu…
*Beş yaşındaki erkek çocuk plajda oynarken kayboldu…. Bundan ne çıkacak henüz belli değil.
Daha çok…
Ve her geçen gün daha çok..
Artıyor böyle iğrenç haberler…
Hangisinden daha çok korkalım…
Katillerin her bir vakada tanıdık olduğu, adam sandığımız selam verdiğimiz insanlardan çıkmasına mı?
Onların hiç de utanmadan aramaya bile katılmalarından mı?
Bu kadar sapıklığın, azgınlığın bu kadar evlerimizin içine bile girebilmiş olmasından mı?
Organ mafyasından mı?
Sahi kimden, neden korkalım?
Açlık mı bunun sebebi diyorum.
Çocukken yeterince sevilememek, anne ve baba şefkatinden yoksun büyümek zorunda kalmak mı?
Çocuklarımıza her istediklerini verdiğimiz için artık uğrunda savaşacak bir amaçları kalmaması mı?
Bedenlerin boş çuvallar gibi görülüp içlerindeki ruhları yok saymamız mı?
Ve her baktığımızda tatminsizlikle dolu tek bir şeyin peşinde koşmamız ve toplumun yavaş yavaş ahlak, namus ve dürüstlük denen şeyi bir kenara atıp sadece kendi boş ve çirkin arzuları peşinde koşmaya başlaması mı?
Kendine bile inanmayan insanlarla dolu bir sürü haline gelmemiz mi acaba?
Tutulan bir eli bir ömür bırakmayan, sevdi mi tam seven insanlar nerede
Bir bakışa ömrünü veren çocukluk aşkları ya?
Bırakın dokunmayı bakarken bile utanarak bakan insanlar…
Artık her şeyimiz değişti…
Şarkılar bile…
Ve şarkılarla birlikte beyinlerimiz de…
Orwell’in deyimiyle, büyük birader bizi, benliğimizi ele geçirmiş durumda. Ve bizler şarkı makinalarından çıkan şarkılar tarafından hipnotize edilmiş bir şekilde önümüze gelen her şeyi bilinçsizce kirletiyor yok ediyoruz.
Biri durdursun şu anlamsız şarkıları..


Ekran Alıntısı.JPG


Ekran Alıntısı.JPG

radyo-1_2c406.jpgradyo-2_bc756.jpgradyo-3_4e6a6.jpg

 

MILAS

1-e1392026716167.png

2-e1392027888224.png

3-e1392027941568.png

haberihbargf.gif

reklamsabit-icasagi.gif

Muğla nüfusuna destek çağrısı
Belediyenin 2021 yılı bütçesi 210 milyon lira
Sağlık Bakanlığından 'grip aşısı' açıklaması
Üretici kooperatiflerine ziyaret
Muğlaspor Penaltı Atışlarında Kazandı
Çocuk yoğun bakım ünitesi hizmete girdi
Toksöz Dahil Toplantıya Katılan Tüm Esnafların Covid-19 Test Sonuçları "Negatif" Çıktı
Uğurlu Ailesinin Acı günü

* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem kullanılacaktır.

İşaretli yazıyı okutmak için tıklayın. Günaydınmilas.com GSpeech
/sema-develioglu/12087-biri-buna-dur-desin