İşaretli yazıyı okutmak için tıklayın. Günaydınmilas.com GSpeech
MILAS
marketlerlogo2.png

twt-btn.pngfb-btn.png

videoana_246a7.png

giydirme1.gif

 

giydirmealt.gif

giydirmealt-2.gif

 
 
 
 
 
 

paylas2_0ca43.png
 
Duyarlılığını Göster Haberi Sen de Paylaş

‘Özel’ eğitim

 

Sema Develioğlu.jpgBazen tüm hikayeler birbirinin içine girer. Tıpkı tüm hayatların da birbirine karışıp içinden çıkılamaz, çözülemez birbirine düğümlenmiş hayatlar olduğu gibi.
En çok anneler ve çocukların hayatları düğümlenir birbirine. Bebek doğup annenin kucağına verildiği o ilk anda başlar yumak çözülmeye ve düğümler atılmaya. Anne bebeğine ilk baktığı anda, gözünü yumuncaya kadar unutamayacağı bir bakış vardır artık hayatında. Her yerde, her şeyde o bakışları görür. Ve aslında her baktığında kendi hayatını nasıl yönlendireceğine de karar vermiş olur.
Bebeğiyle birlikte, anne olmakla birlikte artık onun hayat çizgisinde inanılmaz değişimler olur. O güne kadar kıyıda köşede kalmış, hatta ezilmiş, türlü ve acı olaylar yaşamış ama tüm bunlara kader deyip sineye çekmiş anne bu andan sonra artık bambaşka bir insan olmaya doğru ilerler…
Artık onun bir önceliği vardır. Her ne olursa olsun çocuğuna bir hayat çizmiştir ve o yolda ilerlemesini kimse durduramaz.
Zaman biraz daha ilerleyip de çok sevdiği çocuğunun bir de engelli olduğunu öğrendiğinde, kalbiyle hissettiğini gözüyle de gördüğünde düğümler biraz da sık atılmaya başlar artık.
Gözü ondan başkasını görmez. Tek bir amaç vardır. Kendi yaşamından daha önceliklidir o….
Masmavi ve direkt insanın kalbine bakan bir anne Fatma abla. Gerçekten masmavi bakıyor. İçinizi görüyor. Sizin niyetinizi, sizin yaşadıklarınızı…
Ama o ilk sınavı geçebilirseniz korkmayın, karşınızda tüm silahlarını indirmiş ve gözlerinin ucunda akmaya hazır gözyaşı damlalarını görürsünüz.
Yirmi küsur yıllık bir savaşı dinlemeye hazır olun işte o zaman.
Şimdi yirmi beş yaşında olan Serpil’in hikayesi. Ama dedim ya hikaye öyle birbirinin içine girmiş ki.
Yapılamaz denilenleri yapan bir Serpil ile yapamaz denilenleri yapmış bir anne Fatma ablanın hikayesi.
“Benim çocuğum spastik özelliklerde… Bir savaş vardı ve bunu ben kazandım. Bedelini de ödedim. İmkansızların peşinde koştum. O zamanlar ne böyle imkanlar ne kurumlar ne okullar vardı…
Çocuğumu sırtıma alır, ta anayola kadar yürür. Orada minibüs beklerdim. Oradan bir otobüse biner, otogarda iner ve oradan da başka bir minibüsle çocuğumu doktora götürürdüm.
Sonra eğitime başladım. Ben ve eşimin en önemli günüydü o zaman. Ertesi gün okula başlayacağım dedim. Eşim bana karşı çıktı. Ona dedim ki akşama kadar zamanın var. Düşün taşın kararını ver. Ya bu çocuk okula gidecek ya da biz seninle ayrılacağız. Ve biliyorsun yaparım…
Akşam geldi. Eyi madem gidip bi bakalım okula dedi.
Ama çok ciddiydim. Yapardım. Çocuğumu sırtıma alır giderdim… Benim için dünyadaki en önemli şey, komşuların ne diyeceği değil benim çocuğumun geleceği için ne yapabileceğimdi.
O zamanlar bu civarda sadece Turgutreis’te bir okul vardı. Servis falan da yoktu. İşte yıllarca sürdü bu yolculuk.
Ama bak meyvesini de aldım."
Serpil’i işaret etti bana. Gerçekten de karşımda onun başarısı duruyordu. Geldi selamlaştık Serpil’le. Tokalaştık. Öpüştük. Yanımdaki tabureye oturdu. Biraz sohbet ettik.
"Ben ona baktım bu zamana kadar. Ve şimdi artık rahatsızım. Belimden ameliyat olmam gerekiyor. Şu anda ağrıdan duramıyorum ama çok şükür ben elimden geleni yaptım ve şimdi artık kızım bana yardım ediyor, yapabildiğince."
Sarılıp başka bir gün daha uzun sohbet etmek üzere ayrılıyorum Fatma abla ve Serpil’den.
İçimde deli sorular. Ben de aynı sorunları belki daha hafif daha şanslı yaşadım. Çocuğumun eğitim alabileceği bir çok kurum vardı. Artık onun gelişimi konusunda yol ayrımına geldiğimde şu ne der bu ne der diyeceğim şeyler yoktu. Ve karşımda birçok rehabilitasyon kurumu vardı. Seçme şansım vardı. Ve seçeneklerim arasında tek bir şart. Çocuğum iyi bir eğitim alabilecek mi bu kuruma gelirsem idi.
Anne olmak kolay değil. Bir çocuğu dünyaya getirmekle anne olmak aynı şey değil maalesef. Ve son günlerde gördüğüm maalesef inkar üzerine kurulmuş evlilikler ve bu aileler içinde türlü bahanelerle, komşular ne der düşüncesiyle maskelenmiş engeller…
Aslında engelleri yaratan baştan aileler çoğu zaman. Çoğu zaman engel görülse bile bu defa kabullenmemeler giriyor devreye.
Bunu da zorla aştıktan sonra bu defa ne yazık ki beklenen şey çocuklarının geleceği değil. Hangi kurumda ne elde edeceği.
Bu elbette tamamıyla ailelerin hatası değil. Eğer siz bilgi yerine biraz da göz yummalarını sağlayacak bir ortam sunarsanız çok da bir şey beklememek lazım.
Artık aile, hangi okulun eğitimi iyi diye değil, hangi kuruma gidersek bize ne imkan sunulacak diye bakıyor…
Belki yapılacak olan bu durumda çocuklara sahip ailelere öncelikle eğitim vermek olmalı.
Bilinçli bir aile, bilinçli bir eğitimin en önemli sağlayıcısıdır. Çocuğunun gelişimini takip eden, onu kollayıp gözeten aile…
Dilerim çoğalır böyle aileler. Devletin sunduğu imkanlar sonuna kadar değerlendirilir ve erken yaşta başlar ve ergenliğe kadar hızla yol alabilirler…


Ekran Alıntısı.JPG


Ekran Alıntısı.JPG

radyo-1_2c406.jpgradyo-2_bc756.jpgradyo-3_4e6a6.jpg

 

MILAS

1-e1392026716167.png

2-e1392027888224.png

3-e1392027941568.png

haberihbargf.gif

reklamsabit-icasagi.gif

Milas Gençlik Merkezi; Başvurular Başladı
Yarbay Fidan Afganistan’da görevlendirildi…
Kardeş Azerbaycan'a destek sürüyor
Muğla nüfusuna destek çağrısı
Belediyenin 2021 yılı bütçesi 210 milyon lira
Sağlık Bakanlığından 'grip aşısı' açıklaması
Üretici kooperatiflerine ziyaret
Muğlaspor Penaltı Atışlarında Kazandı

* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem kullanılacaktır.

İşaretli yazıyı okutmak için tıklayın. Günaydınmilas.com GSpeech
/sema-develioglu/13489-ozel-egitim