İşaretli yazıyı okutmak için tıklayın. Günaydınmilas.com GSpeech
MILAS
marketlerlogo2.png

twt-btn.pngfb-btn.png

videoana_246a7.png

giydirme1.gif

 

giydirmealt.gif

giydirmealt-2.gif

 
 
 
 
 
 

paylas2_0ca43.png
 
Duyarlılığını Göster Haberi Sen de Paylaş

Öğre(n)tmek hayatı…

 

Sema Develioğlu.jpgGünler birbiri ardı sıra geçip gidiyor. Yeni bir kış mevsimi daha başlıyor. Bir kış daha geçecek hayatlarımızdan. Ve hayattan yaş aldıkça insan daha bir duruluyor. Daha bir hayatın kenarında durup bir film gibi izliyor sanki akışı. Tıpkı bir nehrin kenarında oturup suyun akışını izlemek gibi. Bir şey yaşamışsa ya da yaşıyorsa hala o durum devam ediyorsa eski hali kalmıyor.
Belki de en ağır fırtınalar yaşanıp gidiyorken içinde o öyle sakince durup rüzgarla ordan oraya savrularak kökünü korumaya çalışan bir ağaç gibi. Hayata ne kadar müdahale etmeye çalışırsak o kadar mutsuz olduğumuz ve tüm müdahalelere rağmen sonuçta hiç kimsenin canlı çıkmadığı bir hayattan bahsediyorum.
Artık hayatta olanlara bakıp o olanlar karşısında en olumlu tavır yapılacak olan en güzel ve kimseyi mutsuz etmeyecek yol ne ise onu seçmeye başlıyor insan.
Belki de affetmekle ilgili. Başta kendini affetmek.. Kendimize genel bir af çıkarmak gibi. İçimizdeki tüm hücrelerin kapılarını açıp tüm düşünceleri, davranışlarımızdan dolayı kendimize biçtiğimiz tüm cezaları affetmek, salıvermek.
Belki de hayat budur. Evet varız. Yaşıyoruz. Bu zamana kadar yaptıklarımızın meyvelerini topladık topluyoruz. Ama iyi ama kötü. Ancak bir sonuç var. Ders aldık mı, affettik mi kendimizi ve şu anda var olduğumuz anda elimizden geleni yaptık mı? Burada bir vicdan sorgulaması yaptıktan sonra iyi ya da kötü kendi kendimize bir iç muhasebe yaptıktan sonra yola devam etmek… Tüm mesele bu.
Hayat durmuyor biz her ne kadar karamsarlığa, kıskançlığa kapılsak da. O zaman kendi yolumuza bakalım. Kendi yolumuzu temizleyelim. Kötü düşünceleri süpürelim içimizden. Hayat neresinde olursak olalım güzel. Çünkü hala nefes alıyor çünkü hala düşünebiliyoruz demektir.
O kadar çok umutsuz, karamsar, çaresiz ve kendi düşüncelerine gömülmüş, hapsolmuş insan görüyorum ki son zamanlarda.. Bu genel bir umutsuzluk bulutu gibi. Aslında sahip olduklarının farkında olmadan o narin güzel varlıkları ne kadar üzdüklerini, zedelediklerini ve geleceklerine ne kadar zarar verdiklerini bilmeyen anne babalar, dede ve nineler görüyorum.
Kendilerine büyük bir hayranlık duyabilecek genç tertemiz ilkokul öğrencileri verilmiş öğretmenlere üzülüyorum en çok.
Öğretmen olmak demenin bir nesil yetiştirmenin, o minik bedenlerin ve beyinlerin öğretmenlerinin yaptığı her davranışı kaydettiklerinin farkında olmayan öğretmenler.
Hiçbir çocuk öğretmeninin ona öğrettiklerini hatırlamaz ilerde. Ama yaptıklarını hiç unutmaz. Bir öğretmen yazamıyor, ödevini yapmıyor diye saçını çektiği her öğrencisinin tüm hayatını aslında sonsuza kadar karartıyor ve kendisi de bir canavar oluyor…
Hangi öğretmen böyle anılmak ister? Hiçkimse evet hiç kimse cevabını veririz ama önemli olanın insan olmak, merhametli ve yardımsever çocuklar yerine, kaba, vurup kıran çocuklara dönüştürüyoruz.
Şiddet bir hayat biçimi haline geliyor. Öğrencisine bağıran kafasına vuran bir öğretmen ne elde ediyor çok merak ediyorum. Biraz geri diye sınıfın en arka sırasına oturtulan her fırsatta diğer arkadaşlarının yanında rencide edilen böyle güzelim çocukların suçu ne?
Yapmayın öğretmenlerim. Milas’ta bir ay içinde sadece benim duyduğum dört beş öğrenci dövme vakası var. Gerçekten dayak çözüm olmuş olsaydı sanırım ailelerinden size olmuş olarak gelirlerdi.
Elinizi uzatın bakın onların gözlerinde nasıl bir ışık göreceksiniz. Biraz destek olun yeter. Biraz yüreklendirin de teneffüs aralarında bir de annelerden azar işitmesinler. Öğretmenler öğrencilerine fırtınaya nasıl direneceğini öğretebilmeli biraz. Onu kökünden söküp atmak yerine…


Ekran Alıntısı.JPG


Ekran Alıntısı.JPG

radyo-1_2c406.jpgradyo-2_bc756.jpgradyo-3_4e6a6.jpg

 

MILAS

1-e1392026716167.png

2-e1392027888224.png

3-e1392027941568.png

haberihbargf.gif

reklamsabit-icasagi.gif

Belediyenin 2021 yılı bütçesi 210 milyon lira
Sağlık Bakanlığından 'grip aşısı' açıklaması
Üretici kooperatiflerine ziyaret
Muğlaspor Penaltı Atışlarında Kazandı
Çocuk yoğun bakım ünitesi hizmete girdi
Toksöz Dahil Toplantıya Katılan Tüm Esnafların Covid-19 Test Sonuçları "Negatif" Çıktı
Uğurlu Ailesinin Acı günü
Denetimler devam ediyor

* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem kullanılacaktır.

İşaretli yazıyı okutmak için tıklayın. Günaydınmilas.com GSpeech
/sema-develioglu/13708-ogre-n-tmek-hayati